2 NİSAN DÜNYA OTİZM FARKINDALIK GÜNÜ

  • 2021-04-01
  • Bilgi

OTİZM NEDİR?

Otizm, doğuştan gelişen, genetik altyapıya dayanan, karmaşık nörolojik-biyolojik tabanlı bir gelişim farklılığı olarak tanımlanıyor. Başkalarıyla etkileşimde bulunmayı engelleyerek bireyin kendi iç dünyasıyla baş başa kalmasına yol açan otizm, genellikle 3 yaştan önce ağırlıklı erkek çocuklarda ortaya çıkarak bireylerin sosyal iletişim, etkileşim ve davranışlarını olumsuz olarak etkiliyor.

OTİZMİN TEDAVİSİ VAR MI? 

Otizmin kapısını açmak için ilk önemli adım, erken teşhis.

Beş bilinmeyenli bir denklem olan otizmin nedenleri tam olarak saptanamadığı gibi tek bir kesin tedavisi de günümüzde “henüz” mevcut değil. Otizm, asla toplumsal fark, ırk, dil, din gözetmiyor, çocuk yetiştirme biçimi veya sosyo-ekonomik koşullarla ilgilenmiyor. Genetik faktörlerin yanı sıra, çevresel koşullar, yanlış beslenme, kimyasala maruz kalma gibi etkenlerin otizmi tetiklediği düşünülüyor.

Otizmde bugün için kabul edilen en önemli tedavi, erken yaşta verilmeye başlanan yoğun bireysel özel eğitim. Eğitim, otizmli birey için her şeyden önce “tedavi” anlamına geliyor. Bilimsel olarak erken yaştaki otizmli çocuk için kanıtlanmış yoğun eğitim süresi haftada 40 saat. 

NEDEN 2 NİSAN?

Otizm riskinin gün geçtikçe artması nedeniyle 2008 yılında Birleşmiş Milletler, tüm dünyada otizm konusunda farkındalık yaratarak otizmden kaynaklanan sorunlara çözümler yaratmak amacıyla, 2 Nisan’ı “Dünya Otizm Farkındalık Günü” olarak ilan etti. 

TÜRKİYE’DE OTİZM GERÇEĞİ!

Ülkemizde otizm alanında çalışan farklı STKların ısrarlı taleplerine rağmen, devlet nezdinde yıllardır net bir sayım yapılmaması nedeniyle, otizmli çocuk ve birey sayısı halen net olarak bilinemiyor. Araştırmalara göre, Türkiye’de yaklaşık 1.200.000 otizmli birey olduğu tahmin ediliyor. Bunların yaklaşık 350.000 i 0-18 yaş grubu arasında. Bunların içinde eğitime erişebilenlerin sayısı ise yaklaşık 30.000. Bu nedenle özellikle eğitim sürecine katılamayan otizmli çocuklar ile aileleri yaşlanan yetişkin otizmliler için ailelerinin gelecek kaygısı her gün çoğalarak artıyor.

OTİZMLİ SAYISINDA CİDDİ ARTIŞ GÖZLEMLENİYOR

Çok değil 40 yıl önce otizme rastlanma oranı 1/2500 iken,  bugün ise her 8 çocuktan biri otizm teşhisi alıyor. Kısaca söylemek gerekirse son kırk senede 40 kat artış yaşanmış otizmli sayısında. Bugün dünyada her 20 dakikada 1 çocuğa otizm tanısı koyulurken, çeşitli öngörülü araştırmalara göre önümüzdeki 3-4 yılda her iki bebekten biri otizmli olma riski taşıyabilir. Üstelik otizm erkek çocuklarda kız çocuklara oranla 3-4 kat daha fazla görüldüğü de bir gerçek. Önceki yıllarda açıklanan resmi rakamlarda, okul çağındaki çocuklar arasında 90.000 otizmli çocuktan bahsediyor. Otizmli bireylerin ebeveynleri, kardeşleri, yakın akraba ve çevreleri de hesaba katıldığı zaman, Türkiye’de otizmden etkilenen 4 ila 5 milyona yakın vatandaştan bahsediliyor.

Otizmde bugün için kabul edilen en önemli tedavi, erken yaşta verilmeye başlanan yoğun bireysel özel eğitim. Eğitim, otizmli birey için her şeyden önce “tedavi” anlamına geliyor. Otizmi diğer engel gruplarından ayıran en önemli fark ise;  erken tanı ve erken bireysel/kaynaştırma eğitimiyle otizmli çocukların sorunlarının büyük bir kısmını aşarak topluma katılmaları. 

Paylaş